Yeni Çıktı: Nike App. Daha Fazla Bilgi

Maksimum Koşu Deneyimi: Koşu Ayakkabının Kullanım Ömrünü Artırmanın 12 Kolay Yolu

Yenilik

Koşucular günlük ekipman bakımı hakkında daha az atık üretip daha duyarlı bir koşucu olmana yardımcı olacak basit ipuçları paylaşıyor.

Son güncellenme tarihi: September 27, 2021
Okuma süresi: 20 dk
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol

"We're All Innovators" sporcuların karşılaştıkları ve yenilikçi bir şekilde düşünerek aştıkları zorluklar hakkında bir seridir.

Londra'lı koşu koçu Dora Atim, 2020 yazında kendini kırsal bir İngiltere bölgesinde buldu.

"Ormanın ortasında ağlamaya başladım." diyor. "Ancak bu bir rahatlama, bir sevinç duygusundan kaynaklanıyordu. 'Bunu deneyimleyebildiğime inanamıyorum.' göz yaşlarıydı bunlar. 'Arkadaşlarımın da bunu hissetmesini istiyorum.' dedim."

Şehir hayatından uzaklaşan Dora, geçen sene yaşanan olaylara hem fiziksel hem de psikolojik bir ara verebilme umuduyla işlek yolları ardında bırakıp tenha patikalara yöneldi. Bir gün arazi koşusu sırasında bir açık alana ulaştı ve her şey berraklığa kavuştu. Siyahi bir kadın olarak Dora, arazide koşarken her zaman güvende hissetmediğini söylüyor. Bu nedenle siyahi kadınların yanı sıra trans ve non-binary bireyleri de doğada koşma deneyimini paylaşmaya teşvik eden Ultra Black Running topluluğunu kurmaya karar vermiş.

Özellikle doğada koşmak için güvenli alanlar oluşturmayı savunan Dora, bu hedefe ulaşmada gezegenimizin sağlığının ne kadar önemli olduğunun bilincinde. Sürdürülebilir alışkanlıklar edinmeye çalışsa da henüz yolun başında olan Dora, "Elimden geleni yapıyorum." diyor. "Ancak dürüst olmam gerekirse bunun ne etkisi olduğunu bilmiyorum."

İyi bir haberimiz var. Gezegenimize daha iyi bakmak aslında iyi bir koşucu olmaya çok benziyor çünkü günlük alışkanlıkların zamanla değer kazanıyor. Bakımını yaparak koşu ayakkabının kullanım ömrünü artırman küçük bir ayrıntı gibi gözükebilir. Ama bu ihtiyaç duymadan yeni bir ayakkabı almayacağın anlamına geliyorsa aslında büyük bir değişime öncü olacaktır.

Bu nedenle profesyonel sporculardan Nike'ın tutkulu tasarımcılarına kadar global koşu topluluğumuzun üyelerine ekipmanlarından en iyi verimi nasıl aldıklarını sorduk. Dora gibi biz de henüz yolun başındayız ancak birbirimizden öğrenebileceğimiz çok şey var. Aşağıdaki ipuçlarını inceleyerek sana uygun olanları keşfet. Bu işte beraberiz.

Ayakkabın senin dostundur. Nike tasarımcıları Rikke Bonde (sol) ve Shelby Wauligman (sağ), ilham verici mesajlar ekleyip bağcıkları değiştirmek gibi yöntemlerle ekipmanlarıyla nasıl kişisel bir bağ kurduklarını gösteriyor.

1. Ekipmanınla Bağ Kur

Uzun süredir koşan ancak koçluğa yakın zamanda başlayan Amritpal Ghatora, "Onlar yalnızca ayakkabı değil. Koşumun bir parçası." diyor. Bu düşünceyi benimsemek çok önemli: Ekipmanını bir nesneden ziyade ekip arkadaşın gibi düşün.

İkinci el alışveriş yapmayı seven Nike koşu giysisi tasarımcısı Shelby Wauligman, "Sahip olduklarımıza empati duymak daha fazla sürdürülebilirlik uygulamasını benimsememiz için büyük bir fırsat." diyor. "Sahip olduklarımıza saygı duyduğumuzda onları daha uzun süre kullanma olasılığımız da artar."

Özel ayakkabı bağcıkları kullanmak, ayakkabının üzerine sana ilham veren bir alıntı yazmak veya Edinburgh Kalesi'nden Hanoi sokaklarına kadar her yere antrenman ayakkabılarıyla giden Nike kıdemli giysi tasarımcısı Raj Mistry gibi yola çıkarken bavulunda ona yer açmak gibi basit yöntemlerle koşu ayakkabınla bağ kurabilirsin. "Bence ayakkabın hikayenin bir parçası haline geliyor." diyor güneşin doğuşunu uzaklarda izlediği günleri anımsarken. "Onlarla bağ kuruyorsun. Yeni bir ayakkabı çıktı veya birkaç kilometreyi beraber koştunuz diye ayakkabını kenara atacak değilsin. Daha sağlam bir ilişki bu."

Uzun süreli başarıyı hem kendin hem de ayakkabın için hedefle. Chantal Gonzalez, Amritpal Ghatora ve Kelechi Okorie (soldan sağa) gibi koşucular; mesafe, yüzey ve koşu türü gibi faktörleri dikkate alarak en iyi performansı gösterecek ayakkabıları seçiyor.

2. Aktivitene Uygun, Doğru Ayakkabıyla Koş

Bir sonraki alışverişinde şu tavsiyeyi göz önünde bulundur: "Ayakkabıdan değil, koşudan ne beklediğini sorgula." diyor Los Angeles'lı EKIN (Nike ürün uzmanı, tersten NIKE olarak okunur) Jo Micheli. Jo, koşmaya kilo vermek için başlamış. "Koşuyorum çünkü fıstık ezmesini çok seviyorum." diyor. Bu yanıta herkes gülüyor. Ancak Jo yıllar içinde amatör bir koşucudan yarış koşucusuna evrildiğinde ayakkabı tercihini de değiştirmesi gerekti ve çok yönlü ayakkabılar yerine daha çok uzmanlara yönelik olan, çivili veya düz tabanlı yarış ayakkabılarına geçiş yaptı.

Yani ayakkabından ve koşundan en iyi verimi almak için bir modeli satın almadan önce kendine "Neden?" sorusunu sor. Doğada mı koşacaksın? Arazi ayakkabıları, kayalık ve farklı arazilere karşı daha dayanıklıdır. Asfaltta veya koşu bandında koşacaksan ise yastıklamalı yol ayakkabıları sana en iyi esnekliği sunacaktır. Başka bir deyişle, aktivitene neyin uygun olduğunun bilincinde ol.

1/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
2/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
3/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
4/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
5/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
6/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol

Londra, İngiltere, Temmuz 2021. Siyahi kadınların yanı sıra trans ve non-binary bireylerin doğada ve arazide ona katılması için geçen sene Ultra Black Running'i kuran Dora Atim, koşuyu kişisel bakım ve güç kazanma kaynağı olarak görüyor. Bu nedenle koşmaya başlamadan önce hazır olmak için elinden geleni yapıyor. "Koşarken iyi görünmediğinde koşunun sana iyi gelmediğine inanıyorum." diyor. "Stilinle koşuna hükmediyor gibi hissetmelisin."

1/3
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
2/3
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
3/3
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol

Londra, İngiltere, Temmuz 2021. Siyahi kadınların yanı sıra trans ve non-binary bireylerin doğada ve arazide ona katılması için geçen sene Ultra Black Running'i kuran Dora Atim, koşuyu kişisel bakım ve güç kazanma kaynağı olarak görüyor. Bu nedenle koşmaya başlamadan önce hazır olmak için elinden geleni yaparak sıvı almayı bile derinlemesine düşünüyor. "Koşarken iyi görünmen gerektiğine inanıyorum." diyor. "Stilinle koşuna hükmediyor gibi hissetmelisin."

3. Ayakkabını Koşuna Sakla

Koşu ayakkabıları her stile harika uyum sağlıyor mu? Kesinlikle. Ama ayakkabını yürüyüşe çıkmak için giydiğinde bile kullanım ömrünün azaldığını unutma.

"Her ayakkabının bir kullanım ömrü vardır ve onu her giydiğinde bu süre azalır." diyor Nike'ın global baş koşu koçu Chris Bennett. "320 km koştuğunda ayakkabın eskisi kadar hızlı tepki vermemeye başlar ama aslında onu 800 km boyunca giymişsindir." Bu nedenle bir daha işlerini hallederken koşu ayakkabını giymenin o ayakkabıyla daha az koşacağın anlamına geldiğini unutma.

Benzer şekilde o değerli kilometreleri yeni koşu ayakkabına alışmak için yürüyerek katediyorsan, profesyonel orta mesafe koşucusu Craig Engels'in bu tavsiyesini dene: "Eski ayakkabımın dolgusunu yeni ayakkabıma koyuyorum." diyor ve giyilmiş iç tabanların krampı önlemesine yardımcı olduğunu, yepyeni bir ayakkabıyla koşabilmesini sağladığını ekliyor.

EKIN Jo Micheli, koşu ayakkabını çıkarmanın doğru ve yanlış yöntemlerini gösteriyor. Çünkü her ufak ayrıntının değişimde bir payı vardır.

4. Bağcıklarını Çöz

Bu ipuçlarının kolay olacağını söylemiştik, değil mi? Her koşudan sonra bağcıklarını çözmeye kısa bir zaman ayırarak bile koşu ayakkabının kullanım ömründe farklılık yaratabilirsin.

Lütfen ayakkabını çıkarmadan önce bağcıklarını çöz. Aksi takdirde topuk bölmesinin yapısını bozabilirsin. Jo, seni uyararak "Topuğu aşındırmaya başladığın an koşu performansını baltalayacaksın." diyor. Bu sık rastlanan kötü alışkanlık, bir sonraki koşundan önce ayakkabını bağcıkları bağlı şekilde giymene de sebep olabilir. Ayakkabıya verdiğin hasarı böylece iki katına çıkarır ve destek seviyesini azaltırsın. Bu nedenle hem ayakkabın, hem de ayağın için bağcıklarını düzgünce bağlamaya zaman ayır. Her açıdan kazançlı olacaksın.

Bağcıklar senlik değil mi? Kolayca giyilip çıkarılabilen bir Nike FlyEase modelini deneyebilir veya belirli modellerde sabitleme düğmeli bağcık seçenekleri bulunan bir Nike By You modelini kişiselleştirebilirsin.

Ayakkabın kuruysa mutlu olursun. Londra'lı koşu koçu Amritpal Ghatora, ayakkabını nemden ve bakteriden arındırmana yardımcı olacak kolay bir ipucunu paylaşıyor: Koşudan sonra ayakkabının içine gazete kağıdı sok.

5. Ayakkabını Kurutmayı Unutma

Kontrolsüz nem, ayakkabının kullanım ömrünü büyük ölçüde azaltabilir. "Burada bakteri üremeye başlar. Bu ayakkabıyla terlediğini aklından çıkarmamalısın. Koşarak derelerden, su birikintilerinden geçiyorsun." diye açıklıyor Koşu Koçu Bennett. "Ayakkabının 480-640 kilometreye ulaşamama sebeplerinden biri işlevini, yastıklamasını veya hızlı tepki verme kabiliyetini kaybetmiş olması değil, kokmasıdır."

Peki bu kokuyu nasıl durdurabilirsin? Her koşudan sonra ayakkabının kuruduğundan emin ol. Ayakkabını düzgün hava akışı bulunan bir yerde saklayarak başla. (Jo, LA gibi bir yerde yaşıyorsan ayakkabını dışarıda, doğrudan güneş ışığına maruz bıraktığında bunun da malzemeleri aşındırıp renkleri solduracağı konusunda seni uyarıyor.)

Ayakkabın çok mu ıslak? Suyu emmesi ve kuruma sürecini hızlandırması için gazete kağıdını buruşturup ayakkabının içine sok. Giysi tasarımcısı Raj, ayakkabısını kurutmak için garajında bir kova pirinç bile bulunduruyor. Cep telefonun ıslandığında nemi çekmesi için uyguladığın yöntem gibi.

Konuştuğumuz çoğu koşucunun katıldığı bir ipucu var: Kurutma makinesi kullanma. Kalite mühendislerimiz (Nike ürünlerini test edip özel bir laboratuvarda değerlendirmelerden geçiren ekip), yüksek ısının ayakkabıyı bir arada tutan yapıştırıcılar ve bağlayıcı maddeler için ideal olmadığını söylüyor.

6. Ayakkabını Dinlendir ve Yedek Ayakkabı Bulundur

Koşu ayakkabını da dinlendirmen gerekir. "Güç toplaması için ona zaman tanımak gibi bir şey bu." diyor maraton koşucusu ve koşu koçu Amritpal. "Bir sonraki koşuna hazır olması için koşunun ardından onu biraz dinlendir."

Peki ayakkabına ne kadar zaman tanımalısın? Mühendislerimiz ayakkabını en az 24 ila 48 saat giymemeni, güç toplama süresinin ise malzeme, ağırlık, koştuğun zemin ve mesafe gibi birkaç faktöre bağlı olduğunu belirtiyor. Koşudan sonra köpük orta tabana şeklini geri kazanması için zaman tanıyarak ayakkabının bir sonraki koşunda seni tamamen desteklemesini ve zamanla hareketlerine daha hızlı tepki vermesini sağlayabilirsin.

Bundan daha sık koşuyorsan yedek bir ayakkabı satın alabilirsin. Başka bir ayakkabı ekstra yatırım demektir ama fazla kullanım nedeniyle çabuk aşınmasındansa ayakkabının mümkün olduğu kadar uzun süre en iyi performansını göstermesine yardımcı olabilir.

1/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
2/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
3/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
4/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
5/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
6/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol

Londra, İngiltere, Temmuz 2021. Pandemi boyunca bir ara verdikten sonra Dora, karantina öncesi 30 ila 40 kişinin yer aldığı grubuyla haftalık arazi koşularına geri dönmeyi umuyor. "Siyahi kadınların kendileri olmak için bu alana ihtiyacı var. Çünkü başkalarına uymak için sürekli kendimizi değiştirmek zorunda kalıyor veya sürekli olarak dışlanıyor, görmezden geliniyoruz." diyor. "Bunu kadınlar için yapıyorum. Muhteşem bir şeye dönüştü."

1/3
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
2/3
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
3/3
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol

Londra, İngiltere, Temmuz 2021. Pandemi boyunca bir ara verdikten sonra Dora, karantina öncesi 30 ila 40 kişinin yer aldığı Ultra Black Running grubuyla haftalık arazi koşularına geri dönmeyi umuyor. "Siyahi kadınların kendileri olmak için bu alana ihtiyacı var. Çünkü başkalarına uymak için sürekli kendimizi değiştirmek zorunda kalıyor veya sürekli olarak dışlanıyor, görmezden geliniyoruz." diyor. "Bunu kadınlar için yapıyorum. Muhteşem bir şeye dönüştü."

7. Farklı Bir Yerde Koş

"Her zemin eşit değildir." diyor Koşu Koçu Bennett. "Çimde koşarken o kadar yastıklamaya ihtiyaç duymazsın. Senin için işin bir kısmını halleder." Ekipmanını ve vücudunu dinlendirmen için mümkün olduğunda çim, arazi, pist veya kum gibi daha yumuşak zeminlerde koşmanı öneriyor. Koçluk yaptığı lise atletizm ve kros koşucularına da sık sık birden fazla koşu ayakkabısı satın almaları mümkün olmadığı için aynı tavsiyeyi vermiş. Üstelik Craig gibi elit koşucular bile bu taktiği öneriyor.

Craig, ekibinin antrenman programından bahsederken "Her hafta 110 ila 160 kilometre koşuyoruz ve hedefimiz yumuşak bir zemin bulmak." diyor ve atletizm pistini tercih ettiğini ekliyor. "Beton zeminde koşarken ayakkabını çok daha büyük bir basınç altında bırakırsın."

İstatistiklerinin (özellikle mesafenin) bilincinde ol. EKIN Jo Micheli, Nike Run Club uygulamasıyla koşu mesafeni takip etmenin ne kadar kolay (ve otomatik) olduğunu gösteriyor. Jo ayrıca daha eski bir yönteme de başvuruyor: Yeni ayakkabısının "doğum tarihini" not ediyor ve bir ayda yaklaşık ne kadar kilometre koştuğunu buna göre tahmin ediyor.

8. Koşu Mesafeni Takip Et

Koşu ayakkabısı için sene yalnızca bir sayıdan ibarettir. Ayakkabıyla ne kadar mesafe koştuğun, ona ne kadar süredir sahip olduğundan daha önemlidir. Koşu Koçu Bennett'ın da dediği gibi "koşu ayakkabısı süt kutusuna benzemez" ve son kullanma tarihi yoktur. Bu nedenle çok fazla kullanmadığın eski bir ayakkabıyı yeniden giymeye başlayabilirsin. Ancak bu esnada mesafeni takip etmeyi de unutma.

Koşu koçu Dora, "Yeni koşucular 'Ayakkabımı ne zaman geri dönüştürmeliyim?' diye sorduğunda mesafelerini takip etmelerini söylüyorum." diyor. Dora, ayakkabı mesafesini takip etmek için Nike Run Club uygulamasını kullanıyor. "Uykun, diyetin ve gelirini takip ettiğin gibi koşu mesafeni de takip etmelisin." NRC uygulaması, ayakkabı mesafeni takip etmeni çok kolaylaştırır: Ayakkabını (veya ayakkabılarını) etiketle ve bir mesafe hedefi gir. Uygulama her koşuda mesafeni otomatik olarak takip edip hedefine ulaştığında seni bilgilendirir.

Ayakkabının kullanım ömrünü belirleyen tek etmen mesafen değildir ama bir tahminde bulunman için en basit yöntemdir. Nike kalite mühendisleri, birçok ayakkabı tasarımımızın en az 320 ila 480 kilometre kullanılacak şekilde test edildiğini söylüyor. Burada "en az" söylemi önemli. Bu mesafeye ulaştığında ayakkabın hem iyi görünüyor hem de iyi hissettiriyorsa onu hemen bir köşeye atma. Kullanım ömrü henüz bitmemiş olabilir.

Vücudunu tanı, ekipmanını tanı. Nike mağaza çalışanı ve eski yarış koşucusu Danielle Girard, hissettiğin ağrının kaynağını doğru bir şekilde tanımlayabilmek için ısınma ve soğuma egzersizlerinin önemini paylaşıyor.

9. Ayakkabı Bakımı ve Kişisel Bakım Arasındaki Farkı Anla

Bazı koşucular, ufak ağrı ve acı hissetmeye başladıkları an yeni ayakkabı arayışına yönelir. Ancak Nike mağaza çalışanı ve eski yarış koçucusu Danielle Girard, yardım ettiği sporcuları bu adımı atmadan önce koşu öncesi ve sonrası rutinlerini tekrar gözden geçirmeye teşvik ediyor.

Zorlu koşularına hala devam eden Danielle, "Her koşudan sonra baldırlarında ağrı mı hissediyorsun? Ayakkabın aşınmış olabilir ve daha fazla yastıklamaya ihtiyaç duyabilirsin. Ama bazen baldırların gergin de olabilir. Bu durumda da daha fazla esnemelisin." diyor. Bir başka deyişle, belki bu durum ayakkabıdan değil, senden kaynaklanıyordur.

Daha çok koştukça vücudun ve ekipmanınla daha iyi bir bağ kurar ve ortaya çıkan sorunları daha verimli bir şekilde çözebilirsin. Bu esnada ayakkabınla ilgili bir sonuca varmadan önce ısınma ve soğuma egzersizlerini gözden geçirmeyi unutma. Ayrıca mevcut veya sürekli devam eden rahatsızlıkları da yakından takip et.

1/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
2/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
3/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
4/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
5/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
6/6
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol

Londra, İngiltere, Temmuz 2021. "Bence sürdürülebilirlik ekipmanların açısından çok önemli. Ayakkabını birine mi vereceksin? Ne kadar sıklıkla ayakkabı satın alıyorsun?" Değişime öncü olmanın bir başka büyük yöntemi ise ayakkabılarını ister her koşudan sonra hızlıca, ister derinlemesine yıkayarak düzgün bir şekilde temizlemek için zaman ayırmak. "Ayakkabılarımdan en iyi şekilde faydalanmak için bunları yıkamaya bir gün ayırıyorum." diyor Dora. "Yepyeni görünüyorlar. Ben de 'Harika! Yeni ayakkabıya ihtiyacım kalmadı!' diyorum."

1/3
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
2/3
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol
3/3
Koşu Ayakkabılarının Ömrünü Uzatacak 12 Yol

Londra, İngiltere, Temmuz 2021. "Bence sürdürülebilirlik ekipmanların açısından çok önemli. Ayakkabını birine mi vereceksin? Ne kadar sıklıkla ayakkabı satın alıyorsun?" diyor Dora. Değişime öncü olmanın bir başka büyük yöntemi ise ayakkabılarını ister her koşudan sonra hızlıca, ister gerektiğinde derinlemesine yıkayarak düzgün bir şekilde temizlemek için zaman ayırmak. "Ayakkabılarımdan en iyi şekilde faydalanmak için bunları yıkamaya bir gün ayırıyorum." diyor ayakkabı bakımına en az cilt bakımı kadar önem veren Dora. "Yepyeni görünüyorlar. Ben de 'Harika! Yeni ayakkabıya ihtiyacım kalmadı!' diyorum."

10. Ayakkabını Ne Zaman (ve Nasıl) Yıkayacağını Bil

İster ilk günkü gibi temiz tutmayı sev ister aşınmaların karakter kazandırdığını düşün, ayakkabını bir gün yıkaman gerekecek.

Nike malzeme tasarımcısı ve koşu tutkunu Rikke Bonde, "Ayakkabını dikişlerde veya istemediğin noktalarda toz ve kirin birikmesini önlemek için temizlersin. Bu, malzemenin ne kadar uzun ömürlü olacağını belirler." diyor. "Ayakkabını temizlersen ömrü daha uzun olur."

Konuştuğumuz bazı koşucular, yumuşak sabun ve suyla arada bir ayakkabılarını derinlemesine temizlediklerini söyledi. Örneğin Londra'lı yaratıcı isim ve TrackMafia koşu kulübü üyesi Kelechi Okorie, ayakkabılarını ayda bir kez yıkamaya çalışıyor.

Diğerleri ise ayakkabılarını temiz tutmak için daha hafif teknikler uyguluyor: Nike tasarımcısı Shelby, çimden gelen fazla çamuru silmeyi, sertleşmiş kirleri bir çubuk yardımıyla temizlemeyi ve gerektiğinde yeniden kullanılabilen bez tercih etmeyi öneriyor. Bu sayede sürdürülebilirlik hedefini giysilerine de yansıtabiliyor. "Yıkamadan önce giysilerimi birkaç kez kullanırım." diyor ve giyilmiş fakat kirli olmayan giysilere bir çekmece ayırdığını ekliyor. "Sudan tasarruf etmemi sağlıyor ve giysilerimin kullanım ömrünü gerçekten uzatıyor." Ancak tek bir istisnası var. Terli çorapları doğrudan çamaşır sepetine atıyor. (Beşinci ipucuna bak.)

Birçok insan ayakkabılarını çamaşır makinesine atıp atamayacağını sorsa da konuştuğumuz koşucular, ayakkabılarını elde yıkamaya zaman ayırıyor. Bunu duyarlı olmak ve ekipmanınla bağ kurmak için bir fırsat gibi düşünebilirsin.

Ayakkabını ufak bir tamirden geçirmekten çekinme. Malzeme tasarımcısı Rikke Bonde, yukarıda ufak bir yırtığı kendisi dikiyor. Bunu kendisiyle ve ekipmanıyla bağ kurmanın bir fırsatı olarak görüyor ve meditasyona benzetiyor.

11. Onarabildiğini Onar

Koşu ayakkabıları karmaşık olsa da onarması her zaman zor değildir. "Bazı yerleri aşınırsa fakat genel yapısı iyiyse ayakkabıyı onarırım." diyor Londra'lı koşucu Kelechi. Dikiş teknikleri üzerine bir YouTube videosu izleyerek Epic React ayakkabısının üst kısmındaki yırtığı diken koşucu, her şeyi Google'da aratabileceğini söylüyor.

Yapıya dair büyük bir onarım gerekiyorsa bunu bir profesyonele bırakmalısın. Ancak üst kısım ve dış tabanda meydana gelen ufak aşınmaları koşucular da onarabilir. Bazen bu yıpranmış bağcıkları değiştirmek veya en çok sürtünen alanları yapışkanlı bantla onarmak kadar kolay olabilir. Koşuculardan, ayakkabı yapıştırıcısından WD-40'a kadar hızlı ve kolay ayakkabı onarma yöntemleri duyduk.

Zorlu koşularında yanında bir tamir kiti taşıyan malzeme tasarımcısı Rikke, "Eşyalarımın üzerine çok düşmem." diyor. "İyi bir iş çıkardıysam veya en azından denediysem ayakkabıyı tekrar giyebileceğimi veya onarabileceğimi biliyorum."

Hayat devam ediyor. Eski ayakkabınla belki artık koşamıyorsun. Ama bu onu günlük hayatta, işlerini hallederken giyemeyeceğin anlamına gelmiyor. Koşu Koçu Bennett da bu yöntemi uyguluyor. Sadece Amritpal Ghatora'nın bahsettiği sinyalleri dikkate alarak ayakkabının ömrünün dolup dolmadığına dikkat etmeyi unutma.

12. Ayakkabının Kullanım Ömrünün Bilincinde Ol ve Bunu Onurlandır

"Amaç ayakkabının kullanım ömrünü sonsuza kadar uzatmak değil, ne kadar ömrü varsa o kadar süre boyunca giyebilmektir." diyor Koşu Koçu Bennett. "Ömrü dolmuş bir ayakkabıya yeniden hayat vermeye çalışmıyoruz."

Peki ayakkabının yolun sonuna geldiğini nasıl anlarsın? Bunun için göz önünde bulundurabileceğin birkaç faktör var. Öncelikle ayakkabının mesafesine bak. Ne kadar kullanım ömrü kaldığını bu sayede kolayca değerlendirebilirsin. (Kalite mühendislerimizin bunun genellikle 320 ila 480 kilometre sürdüğünü paylaştığını hatırlatırız.) Ardından ayakkabını ve vücudunu kontrol et. Ayakkabında görünür aşınmalar ve yırtınmalar var mı? Dokusu aşınıp pürüzsüz bir bitirişe dönüştü mü? Bu ayakkabıyla daha kısa süre koşuyor, daha yavaş tepki alıyor ve koşudan sonra daha uzun sürede mi toparlanıyorsun? Yanıtın evet ise tebrik ederiz. Ayakkabın uzun ve güzel bir hayat yaşamış. Bununla gurur duy. Sonra da onunla koşmaya son ver.

Artık koşarken ayağında olmasa da ona sonsuza dek veda etmek zorunda değilsin. Eski ayakkabın hala giyilebilecek durumdaysa onu farklı bir aktivitede kullanabilirsin. Örneğin günlük yürüyüşlerinde veya bahçenle ilgilenirken bu ayakkabıyı giyebilir ya da ihtiyacı olan birine bağışlayabilirsin. Tamamen eskimişlerse de geri dönüşüm programlarına dahil olan belirli Nike mağazalarına her türlü spor ayakkabıyı bırakabilirsin.

Öğrendiğin Bilgileri Başkalarına Aktar

Günlük alışkanlıkların, büyük değişimlerin öncüsüdür. Birlikte çalıştığımızda ortak eylemlerimizin ne kadar büyük bir farklılık yaratacağını düşün. Bu nedenle bugün ayakkabı bakımı hakkında yeni bir bilgi edindiysen bunu başkalarıyla paylaş.

Zihnini boşaltıp ilham almak için koşan Nike tasarımcısı Shelby "Koşu topluluğu, bunun için harika bir ortam sunuyor çünkü dışarı çıkıp koşmayı seven, bilinçli bireylerle dolu. Hepsi çevreye duyarlı koşucular." diyor. "Sahip olduklarına özenle bakmayı normalleştir. Bunu ne kadar çok insan yaparsa kültür de o kadar değişecektir."

Hem bir tasarımcı hem de bir baba olan Raj ise bu etkiyi hayatının farklı bölümlerinde görmeye başlamış bile. "Başkalarına yardım etmek ve bilgi vermek için yapabileceğim ufak şeylere her zaman ilgi duymuşumdur." diyor. "4 yaşındaki kızımla bile yerde çöp görürsek alıp çöpe atıyoruz. Bu ufak şeyler zamanla değer kazanıyor ve gelecek nesle katkı da sağlıyor."

Yazan: Emily Jensen
Fotoğrafçı: Holly-Marie Cato

İlgili Hikayeler

İş Başında: Biyo Malzemeler Nasıl Yapılır

Yenilik

Biyomalzeme Üreterek Mutfağından Geleceğe Yön Verme

Sürdürülebilir Tasarımın Temelleri

Yenilik

Sürdürülebilir Ayakkabı Tasarımına Giriş

Koşu Ayakkabılarını Temizleyerek Gezegen Üzerinde Daha Hafif Ayak İzleri Bırakmanın Yolları

Yenilik

Koşu Ayakkabılarını Nasıl Temizlersin ve Gezegene Nasıl Fayda Sağlarsın?

Bulutların Üzerinde: Hong Kong'un Çatı Sahaları

Yenilik

Bulutların Üzerinde: Hong Kong'un Çatı Sahaları

İş Başında: Renkli Günlük Nasıl Tutulur

Yenilik

Dünyayı Farklı Bir Gözle Görmek İçin Renk Defteri Tutmayı Öğren