Tasarım Yolculuğu: ACG Dolomiti Koleksiyonu
İtalya'daki Dolomit Dağları, AC tasarım ekibini 2024 yazında bir mıknatıs gibi kendine çektiğinde bu bir davetten çok hipnoz gibiydi. Ekipmanlarımızı alıp yola düştük. Yirmi altı kişiydik. Dağlarda yeni dokular, malzemeler ve desenler arayan çılgın tasarımcılardık. Beyinlerimiz uyuşup yüreklerimiz coşkuyla dolup taşana dek durmadan denemeler yaptık. Görevimiz belliydi: Vahşi doğada başarılı olmak için gereken ekipmanları yaratmak.
Cortina'ya geldik ve orada oyun başladı. Hedefimiz belli değildi fakat dik yamaçları aşmak için tırmanmak zorunda olduğumuz kesindi. Dağ bazen adeta bize kaş çatıyordu, unutulmuş mağaralarda kendimizi kaybediyorduk. Tekrar açıklığa çıktığımızda ise mataralarımızda daha az su kalmış oluyordu.
Buzun üzerinde iplere ve birbirimize tutunduk. AŞAĞIYA BAKMA dedik ve bakmadık. Böylece hayatta kaldık. Gece, yarasaları izleyip bir mağaraya ulaştık. Çoğumuz ayakkabı giyiyordu ama durum çok acilse birimiz spa terliğini tercih ediyordu. Başımızın üstündeki saykodelik şekillere sırıtıp duruyorduk. Yarasa kakasından bahsetmesek de olur.
Görevimizi sağ salim bitirdik ama Dolomitler'i de yanımızda getirdik. Islandığımız anların hatıraları, dağlardan esinlenip dağlar için yaratılan ekipmanların doğmasını sağladı: daha hafif, daha kuru tutan, daha güçlü ve daha hızlı. Mağara tavanları desenlere dönüştü. Kireçtaşı, nötr tonumuz oldu. Turuncu ve mor çiçekler, ceket ve ayakkabıya dönüştü.
Hepsinin temelinde, değişmeyen felsefemiz vardı: Her koşula uygun ekipman diyorsak gerçekten tüm koşulları kastediyoruz.
Hepsinin temelinde, değişmeyen felsefemiz vardı: Her koşula uygun ekipman diyorsak gerçekten tüm koşulları kastediyoruz.