SEPETE EKLENDİ
İstek Listesine EKLENDİ
Herkese uygun bir hediye verin.
Beden: Adet: @  
Sepetinizde ürün yok
SU17_Breaking2_LP_Hub_01.jpg
Breaking2_CDP_Preperation_P1.jpg
SU17_Breaking2_LP_TheScience_D03.jpg

HAZIRLIK SÜRECİ NIKE'IN DÜNYA ÇAPINDAKİ BREAKING2 ARAŞTIRMA EKİBİNİN
çalışmaları tek bir soruya odaklanıyordu: Dünyanın en iyi uzun mesafe koşucularının yalnızca

aşamalı olarak değil, tüm uzun mesafe koşucularından daha hızlı olmalarına nasıl yardımcı olabiliriz?

Dünya rekorunu saniye değil dakika bazında ileriye çekmek istediğinizde,

bilimin size sunabileceği tüm yardıma ihtiyacınız olur. Ten sıcaklığı takip edilir, kaslar görüntülenir,

ideal sıvı ve şeker alımı belirlenir. Yeni giysi türleriyle sürtünme

en aza indirilir. Tabii bir de Nike Zoom Vaporfly Elite ayakkabı var. İki

saatlik maraton engelini aşmak için çıktığımız bu tarihi yolculuğun sonuna

nasıl vardığımızı anlamak için hikayeye en baştan başlamamız gerekiyor.

Breaking2_CDP_Preperation_P2.jpg

SPORCU SEÇİMİ Bilim ekibimiz, maratonu iki saatten kısa sürede koşma ihtimali

en yüksek koşucuları tespit etmek için Nike'ın en iyi uzun mesafe

koşucularını testlerden geçirdi ve performansı tahmin etmeye yardımcı
olacak üç ana faktörü ölçtü:

Egzersiz Kapasitesi:
VO2 Maks. veya tüketilen maksimum oksijen miktarı olarak ifade edilen,

sporcunun maksimum egzersiz kapasitesi.

Koşu Ekonomisi:
Koşucunun belirli bir hızda bir kilometre koşmak için ihtiyacı olan enerji.
Sürdürülebilir Hız:
Koşucunun yavaşlamak zorunda kalmadan, uzun bir süre boyunca
koruyabileceği hız. Değerlendirilen sporcular arasından üç sporcu öne çıktı:

Kenyalı Eliud Kipchoge, Etiyopyalı Lelisa Desisa ve Eritreli Zersenay

Tadese. Test sürecinde, bilim ekibimizin her bir sporcunun potansiyelini tahmin

etmesini sağlayan önemli fizyolojik veriler toplandı. Ekip, odaklanacakları

alanları belirlemek amacıyla her bir sporcunun kişisel rekorunu

kendi tahminleriyle karşılaştırdı ve yarış gününde bu farkı kapatmak için

uygulayacakları stratejileri tartışmaya başladı. Örneğin, Eliud yarıştığı yıllar

boyunca sıvı alma tekniklerini geliştirmişken

yarı maraton dünya rekorunu elinde bulunduran Zersenay

çok az sıvı alıyordu. Zersenay olağanüstü koşu ekonomisine rağmen

üç sporcu arasında en kötü kişisel maraton rekoruna sahip olduğu için sıvı

alımı, ekibin iyileştirmesi gereken bir faktördü. Bir başka örnek de beslenme

stratejisiydi. Nike Spor Araştırma Laboratuvarı Yeni Nesil Araştırma Ekibi

Baş Fizyoloğu Brett Kirby, "Maratoncular 30-35. kilometrede bir duvara

çarpar." diyor. "Bu genelde kaslarındaki şekerin tükenmesiyle ilişkilendirilir.

Peki şeker düzeyini nasıl yüksek tutacaktık? Bunu

araştırmaya ve her sporcuya özel bir çözüm üzerinde çalışmaya başladık."

Breaking2_CDP_Preperation_P3.jpg

YARIŞ GÜNÜ OPTİMİZASYON YOLCULUĞU: SEÇMELERDEN BUGÜNE
Ekip, antrenmanları ve kondisyonlarını geliştirmek için sporcularla çalışmaya

başlamadan önce, sporcuların mevcut antrenman programlarını anlamamız gerekiyordu.

Bunu yapmak için bilim ekibimiz sporcular ve koşu koçlarıyla Oregon Beaverton'daki

Nike Genel Merkezinde buluştu. Bu ilk ekip kampında bilim ekibi, her bir sporcunun

antrenman yükünü takip etmeye başlamak için sporculara birer GPS özellikli

saat ve nabız monitörü verdi. Ayrıca her bir sporcu Nike'ın şirket içi performans

tahmin analizi yazılımına bağlandı. Bu adımlar sporculardan ayrı ayrı veri

toplayıp gelecekteki koşu performanslarını tahmin etmeyi kolaylaştırdı.


Bilim grubu daha sonra ürün grubuyla birlikte sporcuların Kenya, Etiyopya ve

İspanya'daki antrenman merkezlerini ziyaret etti. Yaptıkları testleri ve edindikleri

bilgileri Nike Breaking2 projesine entegre ettiler, yeni veriler topladılar,

sporcuların günlük antrenman rejimlerini ve yaşam stillerini ilk elden gözlemlediler

ve destek verebilecekleri noktaları bulmaya çalıştılar.

Breaking2_CDP_Preperation_P4.jpg

Bilim ekibi ilk ekip kampında sıvı alımı ve beslenme stratejilerini uygulamaya başladı

ve bu stratejiler her ay düzenli olarak ayarlandı. Ten sıcaklıkları ve terleme

miktarları izlendi. Çığır açan Nike Zoom Vaporfly Elite ayakkabı ve yarış günü

giysilerinin uyum ayrıntılarının üzerinde titizlikle duruldu. Deneme yaklaştıkça sıcaklık ekibimiz için

daha önemli hale geldi.

Breaking2'nun başarısı açısından en önemli sıcaklık okuması, vücudun iç sıcaklığı

ile ten sıcaklığı arasındaki farktı. Buna sıcaklık

eğimi deniyor.

Nike Spor Araştırma Laboratuvarı Yeni Nesil Araştırma Ekibi Yöneticisi Brad Wilkins,

"Vücut sıcaklığının ten sıcaklığına kıyasla ne seviyede olduğuna bakıyor ve bu iki değerin

birbirinden olabildiğince farklı olmasını istiyoruz." diyor. "Yani vücuttan tene

sıcaklık eğimi çok yüksek olmak zorunda." Ekip, sıcaklık eğimini her bir

koşucu için yüksek seviyede tutabilmek amacıyla yarış gününün çevresel koşullarını

optimize etmeye odaklandı. Yarı maraton test etkinliğinde vücut sıcaklığını ölçmek için

dahili, ten sıcaklığını ölçmek içinse harici monitörler kullanıldı.

Bu, termal faktörlerin her bir sporcunun performansı üzerindeki etkisini anlamak için

gereken sabit verileri sağladı. Sıcaklık, bulutluluk ve rüzgarı optimize etmek amacıyla yarış için

üç günlük bir "başlama" penceresi planlandı. Ekip, bu üç gün içinde termal

faktörlerin sporcuların performansı üzerindeki etkisini en aza indirmek amacıyla maksimum vücut-ten

sıcaklık eğimine göre yarış için en uygun sabahı seçti.

Ortamdan etkilenen bir başka önemli faktör de sıvı alımıdır. Ekip antrenmanlarda

koşucuları yarıştan önce ve yarıştan sonra tarttı. Bu ölçümler, her bir koşucunun terleme

yoluyla ne kadar su kaybettiğini ekibe gösterdi. Ekibimiz daha sonra her bir koşucunun vücudunun

kendisi için hazırlanmış sıvı stratejisine (dikkatle üretilen şeker-su karışımı) nasıl yanıt verdiğini

gözlemledi. Kas görüntüleme gibi diğer testler, sporcuların kaslarındaki şeker seviyesini

bize gösterdi. Bu çok önemliydi, çünkü şeker koşucuların maratonla özdeşleşmiş enerji tükenmesinden

kaçınmasına yardımcı olabilir. Çok fazla alındığındaysa midelerini rahatsız edip koşudan

düşmelerine neden olabilir.

Breaking2_CDP_Preperation_P5.jpg

Yarış günü optimizasyonunun sonraki adımı için Milano'nun

21 kilometre kuzeyindeki ormanlık Autodromo Nazionale Monza'da bulunan

maraton pistine gidildi. Monza'nın dönüşleri keskin olmayan düz pisti ve

Kuzey İtalya'nın ılıman iklimi, burayı deneme için iyi bir yer yapıyordu. Yarı

maraton testi, sporcuların fitness durumlarını test ettikleri bir yarış değildi.

Bundan ziyade Breaking2 ekibinin Breaking2 denemesini lojistik açıdan
nasıl yöneteceğinin testiydi.

Ekip, sporculardan 60 dakikalık yarı maraton temposunda koşmalarını istedi.

Bu deneme koşusunda küçük değişiklikler test edildi; örneğin Eliud koşudan

önce pancar suyu içmek yerine karbonhidratlı pancar barı yedi. Sıcaklık

eğimi ve elbette ayakkabı ve giysiler de test edildi.

Tüm bu veriler önceden toplanmıştı ancak bu seviyedeki

sporcularla böylesi bir engeli aşmak için ilk kez toplanıyordu. Bu önemli veriler,

iki saatlik maraton engeli aşılmamış olsa bile gelecekte sporcuların

çok işine yarayacak.

Breaking2_CDP_Preperation_P6.jpg


Sporcular için rüzgar sürükleme faktörünü azaltmak

amacıyla pacer'larla dinamik bir düzen kullandık ve sporcuların kendilerine özel olarak

ayarlanmış şekilde sıvı almalarını sağladık. Tabii bir ayakkabı da geliştirdik:

Her avantajı performansa dönüştürmek için tasarlanmış

Nike Zoom Vaporfly 4%.

Breaking2 yalnızca bir yarış değildi; bir deney de değildi. Üst düzey teknoloji,

sarsılmaz tutku ve hedefe bağlılıkla bir araya geldiğinde ne kadar

daha hızlı koşabileceğimizin modelini oluşturduk. Yıllar süren araştırma ve geliştirme

çalışmalarının sonucunda, Breaking2 her koşucuyu ileriye taşıma potansiyeline sahip

çığır açıcı bir yenilik sisteminin miladı oldu.